12 Haziran 2007 Salı

MP3 çalarda zeka ve şıklık/11 Kasım

MP3 çalarda zeka ve şıklık


Dijital eğlence pazarında ses ve görüntü çözümleri üreticisi Iriver, IFP-700 ve IFP-800 modellerinin devamı niteliğinde çıkardığı yeni ve renkli T30 modelini duyurdu. Küçük, parlak ve güçlü nitelikleriyle dikkat çeken yeni T30 serisi MP3 çalarlar 500 şarkılık kapasiteye sahip bulunuyorlar.



Daha da kompakt boyutlardaki T30 (64x32x22mm), metalik kılıf, 27gr ağırlığında ve sadece 1 AAA pille 20 saate kadar müzikal eğlence sunuyor. T30’a pek çok akıllı özelliği için yaratıcılık sınırları zorlanmış. T30 kullanıcıları, güne en sevdikleri müzikle başlayabilecekleri alarm fonksiyonuna da sahip oluyorlar. Kullanıcılar ayrıca direkt hatla gerçek zamanlı MP3 kodlama yapılabiliyor ve dahili mikrofon ile not veya konuşmalar kaydedebiliyor. T30’un, 512MB ve 1GB hafıza seçenekleri bulunuyor.




T30, boyutu ufak olsa da ses konusunda oldukça iddialı. Kulaklıklar, 90dB/A sinyal/parazit oranı ve ses kalitesi için zekice dengelenmiş frekans aralığına sahip.


Kullanıcılar 10 tane önayarlı ekolayzır seçeneğinden birini veya kendi istediklerini ayarlayabiliyorlar ve çoklu ‘codec’ ile çeşitli formatlardaki müzik dosyalarını çalabiliyorlar. T30, MP3 dışında WMA, ASF ve Ogg Vorbis formatlarını destekliyor.


Gelişkin grafik desteğine sahip menüsü ve mavi fonlu LCD ekranı ile kullanıcı dostu özelliklere sahip olan. T30, 1 AAA pil ile 20 saate kadar aralıksız çalışabiliyor. Online müzik alışverişi yapmak isteyenler için Windows Media Player 10 desteği de mevcut.

Iriver T30 Kasım ayı sonunda Türkiye’de satışa sunulacak.


Mavi forum

Yeni Lenovo'lar piyasada/11 Kasım

Yeni Lenovo’lar piyasada



Lenovo, ilk 14 inç geniş ekran çoklu ortam diz üstü bilgisayarları olan ThinkPad Z Serisi’ni piyasaya sürdü. Yeni Z Serisi, klasik siyah ThinkPad tasarımının yanında özel üretim titanyum kaplama modelleri de içeriyor. Titanyum, dünyanın en ünlü diz üstü markalarından biri olan ThinkPad için yeni ve düzgün bir görünüm, dayanıklılık ve çiziklere karşı ilave koruma sağlıyor.



2,7 cm kalınlıkta, ve sadece 2 kg ağırlığındaki, 14 inç ThinkPad Z60t ise kendi sınıfında en ince ve en hafif geniş ekranlı diz üstü bilgisayardır. ThinkPad Z60t, 14 inçlik standart ekranlardan %25 daha fazla veri alanı sağlar. ThinkPad Z60m ise 15.4 inç ekranı ile 15 inç XGA ile kıyaslandığında %30 daha fazla veri alanı yaratıyor.




Information Technology Solution Providers Alliance (ITSPA), (Bilgi Teknoloji Çözüm Sağlama Birliği) Başkan Yardımcısı Chuck Sharpe, “Küçük ölçekli iş yerlerinde gördüğümüz eğilimlerden biri de iş ve ev hayatı arasındaki çizginin gittikçe azalmasıdır. Hayatınızın her yönü için farklı teknoloji ürünlerine para yatırmak verimli değildir. Zaman o kadar sınırlı ki, küçük iş yerleri çalışanları, sahipleri sadece işteki verimliliklerini değil - evde veya seyahat halinde iken - kendilerine ayırabilecekleri kişisel zamanlarını da artıracak teknolojiler aramaktadırlar." dedi.



Koruma Yuvası, diz üstü bilgisayar, düşürüldüğü zaman iç aksamlar üzerindeki baskıyı %30’a kadar azaltıyor. Sabit disk sürücüsünün de dahil olduğu tüm iç parçalar, magnezyum bir yuva içerisine monte ediliyorlar. Bu da geleneksel kasalardan daha etkili. Koruma Yuvası, hem Z serisinde hem de yeni çıkacak ThinkPad modellerinde yer alıyor.


Mavi forum

MGM de Blu-ray cephesinde/11 Kasım

MGM de Blu-ray cephesinde



Yeni jenerasyon DVD formatları Blu-ray ile HD-DVD arasındaki çekişme yeni bir gelişmeyle tekrar hareketleniyor. Hollywood kökenli dev film stüdyolarından bir diğeri olan MGM tarafından yapılan açıklamaya göre, firmanın film kütüphanesinde yer alan yaklaşık 4 bin film Blu-ray aygıtlarında çalışacak.



MGM (Metro-Goldwyn-Mayer) yaptığı açıklamada, kendi adının yer aldığı filmlerin yeni jenerasyon DVD formatlarından Sony’nin başını çektiği Blu-ray teknolojisi kullanılarak piyasaya sürüleceğini belirtti.




Film şirketinin kütüphanesinde yer alan 4 bin sinema ve televizyon eseri, Blu-ray donanımlarının önümüzdeki sene Avrupa, Amerika ve Japonya’da piyasaya sürülmesinden sonra raflardaki yerini alacak.



MGM’in bu açıklaması aslında çok büyük bir sürpriz değil. Bunun sebebi olarak ise şirketin geçen Nisan’da Sony ve Comcast ile yaptığı ortaklık anlaşması gösterilebilir.



Geçtiğimiz ay, daha önceden filmlerini HD-DVD olarak piyasaya süreceğini belirten Warner Bros, Blu-ray’i de destekleyeceğini açıklamıştı. Bu açıklama, HD-DVD’nin başını çeken Toshiba tarafından tedirginlikle karşılanmıştı.



Hollywood stüdyoları, yeni jenerasyon DVD formatları arasındaki çekişmenin 80’lerin VHS-Beta çekişmesine benzememesi istiyor. Warner Bros geçen ay yaptığı açıklamada, tekrar VHS-Beta benzeri bir karmaşanın ne tüketiciler ne de üreticiler için olumlu gelişme olmayacağını vurgulamıştı.



Yeni jenerasyon DVD formatı olarak adlandırılan HD-DVD ve Blu-ray teknolojileri, diskleri üzerine çok daha büyük miktarlarda veri kaydedilmesini sağlayarak daha kaliteli filmlerin ve oyunların evlere girmesini sağlayacak.


Mavi forum

İnternet ABD gazetelerini vurdu/11KASIM

Amerikan gazeteleri son altı ay içerisinde ortalama yüzde 3 oranında tiraj kaybetti. Kan kaybının nedeni ise yeni neslin haberi internetten izlemesi.

Amerikan Tiraj Denetleme Bürosu raporuna göre, bu düşüş Amerikan gazetelerinin içinde bulunduğu durumun vahametini gösteriyor. Raporda, düşüşün, başta gençler olmak üzere, her geçen gün daha fazla insanın haber almak için internete yönelmesinden kaynaklandığı kaydedildi.

Mavi forum

TÜrkİye Firsatlar Ülkesİ/11kasim

Microsoft EMEA Bölgesi Başkanı Neil Holloway şirketin geçtiği değişim sürecini ve Türkiye hakkındaki planlarını ntvmsnbc.com’a anlattı.

Microsoft’un Avrupa Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Neil Holloway, nüfusunun yarısının 25 yaş altı olan Türkiye’nin hizmet üretimi ve dağıtımı, ufak orta boy işletmelerde verimliliğin artırılması ve iş dünyasının dünyaya açılması gibi konularda büyük fırsatlara sahip olduğunu söyledi. Bu fırsatların hayata geçirilmesinin yazılım kullanımıyla hızlanabileceğini belirten Holloway, Microsoft Türkiye’nin bu konuda iddialı hedefleri olduğunu da açıkladı.

9 Kasım tarihinde İstanbul’a bir günlük bir ziyaret gerçekleştiren Holloway’la şirketin stratejik yapısı, Türkiye hakkındaki beklentileri, bilişim pazarındaki rekabet şartları ve yeni ürünler hakkında konuştuk. Microsoft’un gelecek vizyonu hakkında ipuçları da veren mülakatı yayınlıyoruz.

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, geçen hafta içerisinde online yazılım servisilerine doğru stratejik bir kaymadan bahsetti ve bu süreci “devrim” olarak nitelendirdi. Bu kaymanın ardındaki nedenler neler ve şirketin hizmet yelpazesini ve gelir yapısını nasıl değiştirecek?

Pazara genişbant perspektifinden bakacak olursak, kullanıcılar artık kesintisiz erişim gücüne sahip olmak istiyorlar ve internet kullanımı değişiyor. Bizim burada gerçekleştirmeye çalıştığımız kullanıcıya arka planda çalışan ve tamamen bütünleşmiş bir deneyim sunmak. Yazılımı artık bir hizmet olarak sunma fırsatı doğuyor. Geçen hafta içerisinde yaptığımız böyle iki hizmeti tanıtmak oldu. Birisi Windows Live diğeri ise Office Live. Bunlar iş modellerini değiştirmeye yönelik çıkarttığımız ürünler. Eskiden kullanıcılar ürünlerini para ödeyip alıyorlardı, ama bizim geliştirdiğimiz yeni bir iş modeli çerçevesinde yazılımlar bedava alınabilecek ve kullanıcılar diledikleri yazılımı online hizmet olarak alabilecekler. Buradaki gelir modelimiz ise reklam üzerinden gerçekleşiyor. Gelecek 3-5-10 yıl sonrasına baktığınızda yazılımları, teknoloji perspektifinden bir hizmet olarak göreceksiniz. Müşteriler temel hizmetlere doğrudan ödeme yapmayacak, ancak premium ürün satın alacaklar sunulacak hizmetlere bir bedel ödeyecekler.

EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) grubunun başkanı olarak dünya nüfusunun yaklaşık üçte birine hizmet veriyorsunuz. Bu coğrafyada Türkiye’yi nerede görüyorsunuz? Microsoft’un Türkiye hakkındaki plan ve beklentilerinden söz eder misiniz?

Kişisel olarak Türkiye’den büyük beklentilerim var. Türkiye hem Doğu’ya hem Batı’ya uzanıyor. 70 milyonu bulan nüfusun yarısı 25 yaşın altında. Bu rakamlar, hizmet üretimi ve dağıtımı, ufak ve orta boy işletmelerde verimliliğin artırılması, iş dünyasının dünyaya açılması gibi konularda büyük fırsatlar bulunduğunu gösteriyor. Bu Microsoft için oldukça ilgi çekici bir durum, çünkü bahsettiğim gelişmeler yazılımın bu sektörlere girmesiyle hızlanabilir. Otomotiv endüstrisi olsun, üretim sektörü olsun, tekstil ya da turizm olsun yazılım kullanımının hayat kalitesini artırabileceği pek çok kullanım alanı mevcut. Bu nedenle Microsoft Türkiye için de pek çok fırsat söz konusu. Türkiye’deki fırsatlar 3-5 kat daha artırılabilir. Bu nedenle ortaklarımıza yeni çözümler üretmeleri için imkan tanıyacağız. Bu her hangi bir çözüm olabilir, eğitim, sağlık veya imalat. İlk yapacağımız hükümet ile iyi ilişkiler kurmak onlarla bir takım çerçeve çalışmaları yapmak olacak, yerel ortaklarımızla çalışmak ikinci aşamada gelecek. onların sadece türkiye için değil tüm bölge için yeni çözümler üretmelerini sağlayacağız.

Microsoft farklı hizmet ve ürün gruplarından Google, Linux, Firefox, Apple ve Playstation gibi farklı rakiplere sahip. Yakın gelecekte en yoğun rekabetin hangi alanda yaşanmasını bekliyorsunuz?

Stratejilerimiz rakiplerimize göre çok farklı. Bizim amacımız bir hizmet şirketi olmaktan öte bir yazılım şirketi olarak kalmak. İkinci olarak bilgisayarlar için işletim sistemleri, hizmet ve PC dışı ürünleri birarada üretebilen bir platform şirketi olmak istiyoruz. Özellikle iki alan üzerine yoğunlaşmak istiyoruz. birincisi dijital iş stili ikincisi de dijital yaşam tarzı. Rakiplerimiz gerçekten çok başarılı, çok yaratıcılar ve nokta hizmetler sunuyorlar. Ama biz bütünleşmiş yenilikleri ve buluşları bir platform üzerinde sunmak istiyoruz.

Günümüzde BT dünyasının en popüler terimlerini kablosuz iletişim, dijital ev eğlence sistemleri, cihaz ve platformların iç içe geçmesi gibi kavramlar oluşturuyor. Sizce yarının teknolojilerini hangi kavram ve hizmetler şekillendirecek?

Tüketici alanında pek çok buluş ve gelişme yaşanıyor. Artık insanlar farklı şekillerde iletişim kuruyorlar, insanlar anlık mesajlaşma hizmetlerini, voip üzerinden ses iletişimini eskiden tahmin etmediğimiz karda yoğun olarak kullanıyor. İlgi grupları artık sanal ortamda bir araya geliyor. Yaşanan en büyük değişiklikler hep tüketici tarafında yaşanıyor, gelecekte de böyle olmasını bekliyorum.

Eğlence sektöründe en hızlı büyüyen alan video oyunları sektörü. Xbox 360’ı iki hafta sonra piyasaya sunacağınızı duyurdunuz. Microsoft’un oyun endüstrisi hakkındaki izlenim ve beklentileri neler?

Xbox 360’la oyunseverlere çok daha zengin bir oyun deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yeni ürünümizde bireysel oyun deneyimi ve grafik özellikleri geliştirildi. Ama oyun sektöründeki en büyük gelişme online oyun alışkanlığının gelişmesi. Bu oyun üreticileri için büyük fırsatlar sunuyor, bir oyunu online oynamak istiyorsanız gidip internetten satın alıyorsunuz. Tek başına oyun oynama kültürü toplu oyun kültürüne dönüştüğünde oyun bir yazılım olmaktan çıkıp bir hizmet özelliği kazanıyor. Xbox temelde bir oyun konsolu olarak tanımlandı ancak aynı zamanda bir medya cihazı özelliğini de taşıyor. Xbox’da müzik dinleyebilir, DVD oynatabilir ve dijital olarak evdeki bütün cihazlarınıza bağlanabilirsiniz.

Microsoft yeni işetim sistemi Windows Vista’nın 2006 yılı sonunda piyasa çıacağını duyurdu. Bu bir önceki işletim sisteminden bu yana 5 yılı aşkın bir süre anlamına geliyor. Şirket yeni işletim sistemini piyasaya sürmekte geç kalmadı mı?

Bu konuya üç farklı açıdan bakabilirsiniz. Konuya kurumsal şirket yapılarından bakarsanız, çok sık işletim sistemi değiştirmek, şirketler için yeni uygulamaları test etme ve bazı progrmaların yeniden yazılmasını gerektirdiği için istenilmiyor. İkinci olarak 2 - 3 yıl önce çok bilinçli bir karar aldık. Güvenlik müşterilerimiz ve ürünlerimiz için çok önemli bir konu. Vista’yı geliştiren ekibin ciddi bir kısmı güvenlik üzerine çalışıyor ve bu yeni ürünün piyasaya çıkma tarihini ileri itiyor. Ancak kullanıcıların memnuniyetini ve güvenliğini korumak için başka bir çalışma daha yaptık ve XP için Service Pack 2’yi hazırladık. Bugün 200 milyon kullanıcı işletim isitemlerini bu yamayı ekleyerek kullanıyor. Üçüncü olarak, Windows’u bir platform olarak ele aldığınızda her 3 - 6 - 9 ayda bir platform değiştirmek mümkün değil. Yaptığınız geliştirmelerin hazırlanması uzun süreler alıyor.

Mavi forum

Dosya paylaşımına hapis cezası/10 Kasım

Dosya paylaşımına hapis cezası


İnternet üzerinde film dosyaları paylaşan bir Hong Kong’lu film korsanlığı suçundan üç ay hapis cezasına çarptırıldı.

- Popüler dosya paylaşım yazılımı BitTorrnet kullanarak dosya paylaşımına dünyada ilk kez hapis cezası verilmesi film endüstrisinin zaferi olarak görülüyor. Dosya paylaşımı progrmalarının milyonlarca kişi tarafından kullanılması ve her ay yüzlerce yeni albüm ve filmin bu ağlar üzerinde indirilmesine karşın film ve müzik endüstrisi bu ağların kapatılmasını sağlayamıyor. Bunun üzerine bu ağlardan telifli içerikleri ücretsiz olarak sunan ve indirenleri tespit ederek davalar açan şirketler, çıkacak ağır cezalarla caydırıcı olmaya çalışıyorlar.


Ocak ayı içerisinde Hollywood yapımı Daredevil, Red Planet ve Miss Congeniality filmlerini internete lisanssız olarak yüklediği gerekçesiyle Nisan ayında tutuklanan Chan Nai-ming isimli internet kullanıcısı 7 ay süren mahkemesinin ardından hapis cezasından kurtulamadı.

DOSYALARI PARÇALIYARAK DAĞITIYOR

Nai-ming tarafından dosya paylaşımı için kullanılan BitToerrent yazılımı, bir dosyanın farklı kaynaklardan eşzamanlı olarak çekilebilmesini sağlıyor. Yazılım, büyük boyutlu içerik dosyalarını küçük parçacıklara bölerek daha kolay indirilmesini sağlıyor.

Amerikan Film Örgütü, internet üzerinden indirilen filmler nedeniyle üyelerinin sadece Asya’da potansiyel gelirleri üzerinden yılda 900 milyon dolar zarar ettiğini savunuyor. Film endüstrisi yetkilileri verilen hapis cezasının diğer kullanıcılar için caydırıcı olmasını bekliyorlar. Ancak, Chan’ın Nisan ayında başlayan davasından bu yana Asya’da dosya paylaşımı konusunda bir azalma gözlenmiş değil.



Mavi forum

İnternet ABD gazetelerini vurdu/10 Kasım

İnternet ABD gazetelerini vurdu


Amerikan gazeteleri son altı ay içerisinde ortalama yüzde 3 oranında tiraj kaybetti. Kan kaybının nedeni ise yeni neslin haberi internetten izlemesi.


- Amerikan Tiraj Denetleme Bürosu raporuna göre, bu düşüş Amerikan gazetelerinin içinde bulunduğu durumun vahametini gösteriyor. Raporda, düşüşün, başta gençler olmak üzere, her geçen gün daha fazla insanın haber almak için internete yönelmesinden kaynaklandığı kaydedildi.

Amerikan gazetelerinin son altı ayda hafta içi tirajlarının ortalama yüzde 2.6, hafta sonu tirajlarının ise yüzde 3.1 oranında düştüğü bildirildi.

İnternetin yaygınlaşmasının gazeteciliği her geçen gün daha az karlı bir sektör haline getirdiğine dikkat çekilen raporda, Mart ayında sona eren bundan önceki altı aylık dönemde ise Amerikan gazetelerinin hafta içi tirajlarının yüzde 1.9, hafta sonu tirajlarının ise 2.5 oranında azaldığı hatırlatıldı.

Rapordaki verilere göre, ABD genelinde en fazla satış yapan USA Today gazetesi yüzde 0.6’lık düşüşle şu an 2 milyon 296 bin 335 tiraja sahip. Wall Street Journal’ın günlük satışı yüzde 1.1’lik azalmayla 2 milyon 83 bin 660’a gerilerken, New York Times da yüzde 0.5’lik düşüşle günde ortalama 1 milyon 126 bin 190 adet satıyor.

YEREL GAZETELER KAN KAYBEDİYOR

Büyük gazetelerin tirajındaki düşüşün nispeten az, küçük ölçekli gazetelerin tirajlarındaki düşüşün ise çok fazla olduğuna dikkat çekiliyor. Buna göre, New Jersey’de yayımlanan Star-Ledger gazetesi yüzde 8’lik tiraj kaybına uğrarken, San Francisco Chronicle’ın tiraj kaybı yüzde 16.4’e ulaştı.


Mavi forum